Genç Adam

Bilinmezliğin tam ortasında genç bir adam…
Kimsesiz, yapayalnız, çaresiz…
Nereden geldiği, nereye gittiği meçhul.
Önünden kocaman bir sis bulutu.
O bulutu dağlayıp ardındakileri görme derdinde.

Onu nelerin beklediğini bilmiyor,
Ama merak etmeden de duramıyor.
Her şeyi düşünüyor en ince ayrıntısına kadar,
Her ihtimali tartıyor.
O bulutun ardını görmeyi istiyor,
Hiçbir şeyi istemediği kadar…

Bilinmezliğin tam ortasında genç bir adam…
Kafasının içinde yıllardır süren bir savaş.
Düşünceleri ve o koca sis bulutu düşmanı.
Yorulduğu halde inatla sürdürüyor bu savaşı.
Ama mağlup olduğunun da farkında.

Bazen gözlerini kapatıp hayaller kuruyor genç adam,
Bir anda olmazlar bir bir oluyor.
O sis bulutu yavaş yavaş aralanıyor.
En çok görmek istediği şey karşısında:
Umutlu bir gelecek…

Sonra gözlerini geri açıyor genç adam…
Ne o sis bulutu aralanmış,
Ne yolun nereye gittiği belli,
Ne yıllardır süren o savaş bitmiş
Ne de o hayaller gerçek olmuş…

Bilinmezliğin tam ortasında genç bir adam…
Sis bulutunun ardını görmek bahane onun için.
Tek isteği mücadelesinin görülmesi,
Ve en çok da mutlu olabilmek…

Ege Mukan
“Kendi Kendine Şair”
08.10.2026 – 16:54
İstanbul

Gücü Yeten Kurtarsın

Çok istedim senden kaçmayı,
Buna imkânım da vardı üstelik.

Bazen yolda yakaladı bu kaçma isteği beni,
Normalde ilerlemem gerekirken yerimde saydığım yollarda…

Dört bir yanım insanlarla çevrildi, bi’ türlü yürüyemedim,
Koşabildiğim yerlere kaçmak istedim…

Bekledim, saatlerce…
Neyi beklediğimi bilmeden bekledim.
Beklemeyi unuttuğum yerlere kaçmak istedim…

Kafamı çevirdiğim her yerden bi’ ses geliyordu,
Sessizliğe, huzura kaçmak istedim…

Bir damla yağmur yağdı, yağmur olunca rüzgâr eksik kalır mı?
O rüzgâr beni kaçırsın istedim o yağmurlardan…

Bazen işe yetişmek için karanlıkta uyandığım sabahlarda,
Güneşi bile zor gördüğüm günlerde kaçmak istedim senden…

Çok istedim senden kaçmayı,
Buna imkânım da vardı üstelik.

Ama başaramadım.

Senden kaçmak isterken,
Her sebebin altından, seni bana bağlayan şeyler çıktı.

Yol ilerlemedi, otobüsün camından dışarı baktım,
Güzelliğinle sarhoş oldum.

Etrafım kalabalıktı, kafamı kaldırdım,
Zamana meydan okuyordu sokakların.

Saatlerce bekledim yine,
Artık bu bekleyişler bir anlam ifade etmeye başladı…

Etraftaki sesleri susturmak mümkün olmadı,
Ben de o seslerin arkasındaki hikâyeyi keşfettim.

Yağmurlar yağdı üzerime,
Yudum yudum içtim o ıslak yağmurlu sokaklarını.

Belki karanlıklarda yollara revan olduk ama
Güneş yeni umutları getirdi beraberinde.

Senden kaçmak isterken sana zincirlerle bağlandım,
Gücü yeten kurtarsın bizi birbirimizden.

Ege Mukan
“Kendi Kendine Şair”
08.10.2026 – 00:51
İstanbul

Hasretim

Hasretim,
Hem de hayatımda hiç olmadığı kadar hasretim.

Güzel bir güne hasretim…
Keyfimce gülüp eğlenmeye,
Bir anlığına her şeyi unutmaya,
Biraz da kendimden kaçmaya.
Yaşadığımı hissettiğim anlara hasretim.

Düşünmemeye hasretim.
Her şeyin fazlası zararmış derler ya,
Fazla düşünmekten yorgunum.
Neyi düşünüyorum ki bu kadar?
Bi’ yere çıktığı da yok,
Kendimi hırpalıyorum.
Kararında düşünmenin yeterliliğine hasretim.
En çok da fazla düşünmeyen halime…

Uzaklaşmaya hasretim,
Ne farkı var dünün bugünden?
Aynı saatler, aynı rutinler, aynı yerler, aynı yüzler…
Her şeyi tamamen arkamda bırakmak bana yakışmaz.
Ama bir süre her şeyden uzaklaşmaya,
Uzaklarda bi’ yerlerde “ben” olarak kalmaya hasretim.

Biraz de cahilliğe hasretim,
Her şeyi bilmek nasıl da yıpratıyor insanı!
Hayatıma giren herkesin ismini bilmediğim,
Etrafımda olan bitenden bihaber olduğum,
Hatta 2 kere 2’nin kaç ettiğini bilmediğim günlere bile hasretim.

“Eskiden” diye başlayan cümlelerde bahsedilen günlere hasretim…
Her şeyin güzel olduğu,
Duyguların en gerçek olduğu,
İnsanların birbirine aşina olduğu,
Nefretin değil, sevginin egemen olduğu,
Kalbimde yara maziye hasretim.

Ama bi’ sorsalar bana:
Eski günlere mi hasretim?
Yoksa o eski gamsız halime mi?

Ege Mukan
“Kendi Kendine Şair”
08.10.2026 – 00:14
İstanbul

Kolay Olmadı

Kolay olmadı sana “elveda” demek…
Daha yaşayabileceğimiz güzel günler bizi bekliyorken
En güzel çağımızda yarım kaldık
Oysa birlikte paylaşacağımız bir ömür vardı önümüzde…
Birlikte göğüs gerecektik hayatın acımasızlıklarına
Ve birlikte kutlayacaktık hayatın güzelliklerini…

Kolay olmadı gidişini kabullenmek…
Özellikle gece çöktüğünde bu şehre
Sesini duyar gibi oluyorum.
Bakıyorum sağıma soluma, bir yerden çıkarsın belki diye.
Ama kimse yok etrafımda.
Evde ben tek başıma, şehir karabasan
Oysa senin sayende sevmiştim bu şehri.

Kolay olmadı yokluğuna alışmak…
Bazen telefonda elim ismine gidiyor.
Sesini duymak istiyorum, arıyorum.
Cevap yok…
Sadece ruhsuz bir telefon sesi.
Çaresizliğimi hatırlatıyor bana.

Kolay olmadı yoluma gitmek…
Hayat bu ya, devam ediyor, karşı koymak olmaz.
İşime gidiyorum, yemeğimi yapıyorum, filmimi izliyorum…
Bazen bu dört duvar dar geliyor ruhuma,
Sevdiğim insanların yanına atıyorum kendimi.
Yaşadığım acılar bir süre bana uzak olsun diye
Ama kaçamıyorum.
Bir şekilde sensizlik yakalıyor beni.

Kolay olmadı “mış” gibi yapmak.
Kolay olmadı yüzümdeki maskeyle dolaşmak.
Kolay olmadı senden sonra yaşamak.
Kolay olmadı.

Ege Mukan
“Kendi Kendine Şair”
07.10.2026 – 23:38
İstanbul

Birden Geldin Aklıma

Birden geldin aklıma.
Hiç beklemiyordum oysa seni.
Hazırlamamıştım gelişine kendimi.
Meğer ne çok ihtiyacım varmış buna…
Yüzünü görmek bir hayalden ibaret olsa da,
Sesini duymak imkânsız olsa da,
Ne çok ihtiyacım varmış aklıma gelmene…

Dibe vurdum sanıyordum kendimi
Hayattan alacağımı almışım,
Hiçbir beklentim kalmamış.
Yaşamak anlamsız hale gelmiş…
Sonrasını biliyorsun…

Birden geldin aklıma.
Hiç beklemediğim bir anda çaldın aklımın, gönlümün kapılarını.
O kapıdan içeri girdiğin anda
Unuttum ne derdim varsa.
Mutlu olmak nasıl bir şeymiş,
Bir insanı sevmek nasıl hissettirirmiş,
Aklıma geldiğin gibi hatırladım hepsini.
Yeşerdi içimdeki umut bahçeleri.
Çiçekler eskisinden de renkli, daha çok artık.
Şifa buldu ruhum, sen aklıma gelince…

İyi ki çaldın aklımın kapılarını,
Ve iyi ki içeri girdin o kapıdan.
Nolur bir daha terk etme orayı…

Ege Mukan
“Kendi Kendine Şair”
07.10.2026 – 23:02
İstanbul

Hiç Yaşanmamış Bir An

Bugün bir akşam vakti misafir oldum o eski İstanbul’a…

Meyhaneler dolu, eksik olmadı masalardan kadehler…

Anılara, dostluklara, yaşanmışlıklara kalktılar.







Kahkahalar sardı sokakları, meydanları…


Avare avare dolaştım durdum geçmişin sokaklarında

Kaybettiğim bir şeyi arar gibi

Neşem miydi aradığım, yoksa hiç yaşanmamış bir an mı?

Yoksa gerçekleşmeyeceğini bildiğim hayallerim mi?

Yoksa eski mutlu günleri mi canlandırdı o sokaklar?


Bir anda durdu zaman, durdu dünya

Dünyanın tüm kötülükleri bir anlığına çekildi sahneden

Ben, müzik, kahkahalar, dolu masalar, her kadehte hayallerim…

Başbaşa kaldık o sokaklarda…

Ege Mukan

Kendi Kendine Şair
03.10.2026 – 00:12

İstanbul