Beni Merak Etme

Beni merak etme nolursun,
Zaman iyileştirecek yaralarımı.
Dökülen yapraklarım daha da gür yeşerecek.
Yüreğimde yeni baharlar filizlenecek.

Beni merak etme nolursun,
Gücüm var yeniden başlamaya.
Geçmişin derslerini heybeme doldurup,
Hayatın bana sunacaklarını karşılamaya.

Beni merak etme nolursun,
Yol başta karmaşık görünebilir gözüme.
İlerledikçe büyutecek beni bu yollar.
Bana eski beni hatırlatacak.

Beni merak etme nolursun,
Geri alacağım, kaybettiğim ne varsa.
Öyle güçlü çıkacağım ki karşına,
Eski halimi hatırlayamayacaksın bile.

Beni merak etme nolursun,
Bir anda bu hale gelmedim ben.
Acılardan güç aldım yıllar yılı.
İyileşiyorum zamanla, beni merak etme.

Ege Mukan
“Kendi Kendine Şair”
17.10.2026 – 17:36
İstanbul

Rüyalarımda

Rüyalarıma uğramayı düşünür müsün?
Bari rüyalarımda göreyim yüzünü,
Rüyalarımda duyayım sesini.
Birlikte geçireceğimiz bir saatimiz olsun hiç değilse…

Yıllar oldu kader kahpe oyunlarını oynayalı.
Yollar oldu aramızda, saatlerce bitmek bilmeyen.
Sanki ikisi birlik olmuşlar,
Uzaklaştırdılar bizi birbirimizden…

Hiç olmazsa rüyalarımda sımsıkı sarılayım sana,
Rüyalarımda söyleyeyim sana olan sevgimi.
Sensiz her gün aklımı biraz daha yitiriyorum.
Nolur bari bir günlüğüne uğra rüyalarıma…

Ege Mukan
“Kendi Kendine Şair”
18.10.2026 – 01:19
İstanbul

Beni Arama

Hep bekledim telefonum seninle çalsın diye.
Umut dolu sözler dinledim o güzel sesinden,
Aşkı dillendiren şarkılar dinledim.
Bir telefonun yetti beni hayata bağlamaya.

Zamanla umutlar umutsuzluklara bıraktı yerini,
Şarkılar ayrılığı söyler oldu.
Artık bu telefon çalmasın bir daha.
Yalvarıyorum sana, bir daha beni arama.

Ege Mukan
“Kendi Kendine Şair”
18.10.2026 – 01:45
İstanbul

Yanlış Yollar

Yanlış yollardan geçtim,
Canımın ne kadar yanacağını bilmeden.
Geçmeden bilemezdim oysa.

Koca bir maziyi bıraktım o yollarda,
Güven duygumu bıraktım.
Merhametim de kaldı o yollarda.

Yanlış yollardan geçtim,
Neler öğreneceğimi bilmeden.
Bıraktığım kadar da aldım o yollardan.

Hiç bilmediğim mümkünleri aldım,
Gerçekten sevenleri aldım.
Biraz da o yolda hoşuma giden yerleri aldım.

Geride kalanlar, yanımda olanlar…
Hiçbir pişmanlık duymadan,
Hepinizle birlikte yeni yollara…

Ege Mukan
“Kendi Kendine Şair”
19.10.2026 – 11:25
İstanbul

Sessizlik

Ürkütüyor bu sessizlik beni.
Dışarısı karanlık, bitmiyor bekleyişlerim.
İçin için yiyorum kendimi.

Huzur mu bulmalıyım bu sessizlikte?
Yoksa arkasından gelecekler için endişelenmeli miyim?
Gerçekten beklemekle çözülüyor mu her şey?

Fırtınalarda savrulup gitmiş benliğim.
Yağmurlarda gözyaşı olup karışmışım sulara.
İyileşmek sessiz bir eylem midir?

Zaman yine işini yapacak,
Sessizce hafifletecek acılarımı.
Belki sessizlik o zaman ürkütmeyecek beni.

Ege Mukan
“Kendi Kendine Şair”
19.10.2026 – 22:20
İstanbul

Bir Anda

Bir anda değişebilir her şey,
Kaybedebilirim sahip olduğum ne varsa.
Terk edebilirim bu şehri.
Yabancı olduğum bir hayata başlayabilirim.

Bir anda biri çıkabilir önüme,
Hiç yaşamadığım duyguları yaşayabilirim.
Bir sözüyle değiştirebilirim bakış açımı.
Yaşadığımı hissedebilirim sayesinde.

Bir anda aydınlanabilir tüm sokaklar,
Öğrenebilirim yeniden sevmeyi.
Gülebilirim, şarkılar söyleyebilirim yüreğimden.
Hayattan tat almayı yeniden hatırlayabilirim.

Bir anda değişebilir doğrularım,
Bazı konularda herkesle hemfikir olamayabilirim.
Bana iyi gelmeyenlere yol verebilirim.
Sadece sevdiklerimle inadına mutlu olabilirim.

Ege Mukan
“Kendi Kendine Şair”
16.10.2026 – 22:40
İstanbul

Küçücük Bir Işık

Gece ıssız, etraf sessiz,
Karanlığın içinde küçücük bir ışık.
Geçip gidiyor belki hayatından.
Belki farkına bile varmıyorsun.

Belki de uyku tutmadı,
Merak ettin o ışığın neden açık olduğunu.
Bilirim, orada rahat uyunmaz.

Sana küçük gelebilir o ışık,
Ama ben o ışığa koca bir hayatı sığdırdım.

Sevdiklerimi, hayallerimi sığdırdım.
Uykusuz geçen gecelerimi sığdırdım.
Bazen de hayal kırıklıklarımı sığdırdım.

Sen o küçücük ışığı görürken
Ben de o ışığa yoldan geçen otobüsleri, arabaları sığdırdım.
Belki bir tanesinin içinde sen de vardın.

Sen nasıl merak ettiysen o küçücük ışığı,
Ben de gece vakti oradan geçen otobüstekileri merak ettim.
Seni merak ettim mesela…

Yolculuk nereye? Ne için bu saatte yoldasın?
Seni kim uğurladı ardında bıraktığın şehirden?
Ve kim coşkuyla karşılayacak seni geldiğin şehirde?

Her geçen arabada, her geçen otobüste
Aklımdan geçen soruları sığdırdım.
Ve ömür boyunca alamayacağım cevapları…

Ama sen yine de o ışığa “küçücük bir ışık” diye bakıp geçme,
O küçücük ışığa bazen bir ömür sığar.

Ege Mukan
“Kendi Kendine Şair”
12.10.2926 – 19:52
İstanbul

Gidebilirim

Bir ömür yanında kalırım sanma,
Her an gidebilirim.
Ne sen anlayabilirsin nasıl gittiğimi,
Ne de ben izah edebilirim neden gittiğimi.

Sanmıştım ki uzun yıllar sürecek bir masaldık,
Sonumuz başımız belli değil,
Sadece sahip olduğumuz an vardı elimizde,
Hayatı sevdiren anlar vardı.

Bazen ben de bilmem bazı soruların yanıtlarını,
Bazen ben de istemem bazı şeylerin bitmesini,
Yaşar giderim, yarınım var mı bilmeden.
Zaten vedaları sevmem, bilirsin.

Bir ömür yanında kalırım sanma,
Her an gidebilirim.
Saklarım içimde bir sır gibi nedenini,
Sana olan ölümsüz sevgimi.

Ege Mukan
“Kendi Kendine Şair”
12.10.2026 – 18:29
İstanbul

Samatya’da Bir Akşam

Akşam çökmüş Samatya’ya,
Işıklar bir bir yanmış sokaklarda,
Müzik sesleri sarmış dört bir yanı.
Ruha iyi gelen bir kalabalık.
Boş masa neredeyse yok gibi.
Ve o kalabalığın içinde salaş, küçük ama samimi bir meyhane.
Ve o meyhanedeki her masada bambaşka dünyalar…

Bir masada iki genç sevgili…
Hayat tesadüflerle güzeldir ya bazen,
Bu iki genci birbiriyle buluşturmuş.
Konuşacakları çok şey var,
Ama bir bakış bile binlerce kelimeye bedel…
Kadehlerini aşka kaldırdılar.

Bir masada 50’lerinde bir adam…
Karşısındaki sandalyenin boş göründüğüne bakmayın.
Gönlünde o sandalye dolu.
Bir zamandır sevdiğiyle geliyordu bu meyhaneye.
Sevdiğini yüreğine gömmüş de gelmiş.
Bir kadeh de ona doldurmuştu.

Bir masada genç bir adam…
Düşünceler hücum etmiş zihnine.
İşyerinde bitmeyen dertler,
Kirayı ödeyememe korkusu,
Her kadehte unutmaya çalışıyor dertlerini.
Ama her kadeh onu daha da yaklaştırıyor onlara…

Bir masada neşeli dostlar…
Kahkahalar eksik olmuyor o masadan.
Dedikodular, sohbetler gırla.
Şarkılar söyleniyor doya doya,
Bir şeyler kutlanıyor besbelli.
Her kadeh, dostluğun şerefine…

Bir masada yaşlı bir adam…
Her kadeh onu onar yıl geriye götürüyor.
Eski İstanbul’a, dostlarla içilen rakılara…
Bir anda Müzeyyen abla söylemeye başlıyor,
Gözlerini kapatıyor, oradan soyutlanıyor…
O rüyadan uyanmaya niyeti yok.

Bir masada 26 yaşında bir adam…
Masasında az miktarda meze, bir 20’lik şişe.
Bir deftere bir şeyler karalıyor.
Bir kadeh daha dolduruyor,
Yazmaya devam ediyor.
O gece o meyhanedeki tüm masalara misafir oldu.
Kimse farkında olmasa da…

Ege Mukan
“Kendi Kendine Şair”
16.10.2026 – 22:19
İstanbul

Bi’ Duble

Bi’ duble doldurdum,
Günün tüm yorgunluğunu unuttum.
Ne çok koşturmuştum oysa bugün,
Ne çok şeye birden yetişmiştim.
Gereksiz insanların aptalca istekleri oldu,
Sineye çektim bir şekilde.

Bi’ duble daha doldurdum,
İçime attığım tüm sözleri unuttum.
Söyleyecek çok şeyim vardı oysa,
Anlatmak istediğim dertlerim vardı,
Vardı da, dinleyen var mıydı?
El mecbur attım hepsini içime.

Bi’ duble daha doldurdum,
Uğradığım haksızlıkları unuttum.
Yaşanan onca şeye rağmen
Bir şansım daha olabilirdi düzeltmek için.
O fırsatı tanımadılar,
Yetmedi, arkamdan kuyumu kazdılar.

Bi’ duble daha doldurdum,
Yarım kalan hayallerimi unuttum.
Zor zamanlarımda güç alıyordum onlardan.
Gerçekleşmeleri için her şeyimi feda etmeye hazırdım.
Ama elimden kayıp gitti hepsi, sahip çıkamadım.
Hayatta hiçbir şeye sahip çıkamadığım gibi.

Bi’ duble daha doldurdum,
Tutulmayan o sözleri unuttum.
“Büyüyünce anlarsın” dediler önce.
Sonra “seni hiç bırakmayacağım” dediler.
Her şey çok güzel olacaktı güya.
Yollarda, kaybettiğim güven duygumu arayıp duruyorum.

Bi’ duble daha doldurdum,
Pişmanlıklarımı unuttum.
Dört dörtlük bir insan değilim.
Hatalarım olabilir, farkında olmadan birilerini kırabilirim.
Ama pişman da olabilirim.
Vicdanım olmasa pişmanlık nedir nereden bilebilirdim?

Bi’ duble daha doldurdum,
Eski günleri unuttum.
Gamsız bir heriftim eskiden,
Tek derdi gülüp eğlenmek olan.
Her şey daha sahiciydi, daha gerçekti eskiden.
Yaşamayan anlayamazdı ne demek istediğimi.

Bi’ duble daha doldurdum,
Bu sefer seni unuttum.
İsmin neydi? Seni nasıl tanımıştım?
En sevdiğin renk neydi?
Çayı şekersiz mi içerdin mesela?
Hafızamda izin bile kalmamış, inanabiliyor musun?

Son bi’ duble daha doldurdum,
En sonunda kendimi unuttum.
Ben kimim? Ne için yaşıyorum?
Ne yaptım bugüne kadar?
İnan hiçbir önemi yok bu saatten sonra.
Hatırlamak anca kendime eziyet.

Ege Mukan
“Kendi Kendine Şair”
09.10.2026 – 01:02
İstanbul